Site Yönetimi Seçimi

Müstakil evlerden apartman ve toplu konutlara geçişten sonra, göçebeliğe alışkın insanoğlunun yerleşik hayata bu denli hızlı uyum sağlayacağı tahmin edilmemişti. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sonrası zirai faaliyetlerini unutan insanoğlunun şehir hayatında yapabileceği pek de bir şey yoktu. Bu yüzden kalabalık yerleşim yerlerindeki bahçe bakım peyzaj işlerinin başkaları tarafından yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Küçük ölçekli ve az daireli apartmanlardan, daha kalabalık yerleşim yerlerine kadar hemen her yerleşkenin çevresinde küçük bir bahçe ve yeşil alan bulunmaktadır. Kimi site yönetimleri bu bahçe ve yeşil alanın bakımını dışarıdan birilerine yaptırırken kimileri ise doğayı kendi akışına bırakmaktadır. Kendi haline bırakılan bahçelerin belirli bir zaman sonra zararlı otlar ile kaplandığı ve kötü bir görüntüye ev sahipliği yaptığı gözlemlenmektedir.

Bu kötü görüntünün insanlarda oluşturacağı ruh halinin maliyeti, çevre düzenlemesi, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmalarının maliyetinden daha yüksek olmaktadır. İnsanların rahatça dolaşabilecekleri, gerektiğinde stres atabilecekleri ve kentin boğucu havasından kendilerini kurtarabilecekleri bir sığınak olan yeşil alanların ve bahçelerin önemi gerçekten de çok fazladır.

360 MANİFESTO Yönetim olarak insana verdiğimiz değerin en belirgin göstergelerinden biri de doğaya verdiğimiz değerdir. Büyük betonarme yapıların arasına sıkışmış olan küçük doğa parçaları olan bahçelerin ve yeşil alanların insanları çeken cazibesini artırmak ve insana insan olduğunu hatırlatmak için elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz.